MRP
Malzeme ihtiyaç planlama (MRP) Ana Kurallar
Günümüzün değişken ekonomik koşulları, yöneticileri, özellikle planlama konusunda daha dikkatli olmaya zorlamaktadır. Özellikle değişen faiz oranları, malzeme temin sıkıntısı, artan taşıma maliyetleri ve benzeri gelişmeler daha etkin bir planlama ve değişmelere daha hızlı uyum sağlama ihtiyacını doğurmaktadır.
İmalatçı firmalar malzeme ihtiyaç planlama yöntemini envanter yatırımlarını minimize etmesi ve verimliliği artırması açılarından çok yararlı bulmaktadırlar. Günümüzde bilgisayar konusundaki gelişmeler ve büyük hafızalı bilgisayarların yaygın olarak kullanılmaları büyük boyutlu üretim planlama ve kontrol sistemlerinin kullanımını ekonomik kılmıştır. Bu sistemlerin ana elemanı ise genellikle bir malzeme ihtiyaç planlama programıdır. Böyle bir sistemin kullanılmasının maliyetinin kendisini bir iki yıl içerisinde finanse ettiği düşünüldüğünde geleneksel envanter yöntemlerini bir kenara bırakmanın zorunluluğu daha iyi anlaşılmaktadır.
“Malzeme ihtiyaç planlaması, yatırımların minimize etmek, üretimi ve etkenliği artırmak ve alıcıya yapılan hizmeti geliştirmek amacıyla kullanılan bir yönetim çizelgeleme ve kontrol tekniğidir. Geçtiğimiz yıllarda dış ülkelerde imalat sanayiinde birçok firma bu yeni sistemi kullanmaya başlamıştır.Dış ülkelerde, bilgisayar firmaları bu sistemlerin kullanımını desteklemek amacıyla paket programlar geliştirmişlerdir. Yurdumuzda ise son yıllarda bu konuda hızlı bir gelişme gözlenmektedir.” (Acar,2001 ;11)
Malzeme ihtiyaç planlama sisteminde kullanılan ana kural şöyledir: MALZEME, PARÇA VE YARI MAMULLERE OLAN TALEP, SON ÜRÜNE OLAN TALEBE BAĞLIDIR.
Bağımlı talep kavramı ilk kez 1965 yılında Orlicky tarafından önerilmiştir. Son ürün için talep bir kere belirlendiği zaman (tahmin yöntemleri yada müşteri siparişleri yoluyla) üretim sırasında gereken alt montaj parçaları ve bileşen parçaları bağımlı talep öğelerine örnek olarak verilebilir. Son ürüne olan talep ise imalatta kullanılan parça, malzeme ve yarı mamullere olan talepten tamamen bağımsızdır.
Malzeme ihtiyaç planlaması yaklaşımı, bağımlı talep koşulunun söz konusu olduğu envanterlerin yönetimi için gereklidir. Belli bir ürüne olan talep bağımlı veya bağımsız olarak tanımlanabilir. Bağımsız talep devamlıdır ve rassal değişikliklerden dolayı farklılıklar gösterir. Öte yandan bağımlı talep doğrudan bir üst seviyedeki ürünün talebine bağlıdır. Örneğin, hammaddelerin, yarı mamullerin, malzemelerin ve parçaların talebi bu gruba girer. Bağımsız talebin tersine bağımlı talep, devamlı değildir. Belirli zamanlarda büyük miktarlardan oluşur. Bu zamanların dışında ihtiyaç yoktur. Örneğin, bir işletmede altı ay süresince belirli bir parçaya ihtiyaç yoktur. Geri kalan sürede ise parçadan her gün 200 adet kullanılmaktadır. Bu durum, son üründe kullanılan pek çok parça için söz konusudur. Talebin bu özelliği, üretimin kafileler halinde yapılmasından kaynaklanır.
Bağımlı talep kavramının yanısıra malzeme ihtiyaç planlaması yaklaşımında söz konusu olan bir diğer özellik de zamanlama olgusudur. Zamanlama, envanter durumu verilerine zaman boyutunun eklenmesidir. Klasik envanter durumu denklemi aşağıdaki gibidir.
A+B-C=X
Burada; A= Eldeki miktar (adet/dönem)
B= Sipariş edilmiş miktar (adet/dönem)
C= Gereken miktar (adet/dönem)
X= Kullanılabilir miktar (adet/dönem) dır.
Böylece herhangi bir envanter birimi için envanter durumu şöyle hesaplanabilir;
Eldeki 30 30
Sipariş 50 veya 25
Gereken 65 65
Kullanılabilir 15 10
Gereken miktar (C) değerinin tespitinde, müşteri siparişleri talep tahminleri veya bağımlı talep hesaplamalarından yararlanılır. Kullanılabilir miktar (X) ‘ın hesaplanması, envanter yönetimi için gereklidir. Bu değerin negatif olması, ihtiyaçların tam olarak karşılanmadığını ve yeniden sipariş verilmesi gerektiğini belirler. Bu yaklaşımda, eksik olan boyut hemen anlaşılacaktır. Yukarıda da görüldüğü gibi ne zaman sorusu cevapsız kalmaktadır. Zamanlama öğesi sisteme dahil: edildiğinde bu soru cevaplanabilir. Zamanlamanın maliyeti ise zaman boyutu eklenmiş verilerin işlenme ve saklanmalarının getirdiği ek maliyettir.
Yukarıda verilen örneğe zaman boyutunun ilave edildiğini varsayalım. Bu durumda söz konusu envanter biriminin envanter durumu haftalar itibariyle aşağıda verilmiştir.
Dönemler 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10.
Eldeki miktar 30
Gelmesi bek.sipariş 0 0 0 0 25
Gereken miktar 0 20 0 35 0 0 0 0 0 10
Kullanılabilir mik. 30 10 10 -25 0 0 0 0 0 -10
Zamanlama ile bu durumda ek bilgiler elde edilmiştir. Görüldüğü gibi dördüncü haftada kullanılabilir miktar, negatif bir değere düşmektedir. Bu durumda ilk dokuz haftalık dönem itibariyle toplam ihtiyacın tam olarak karşılandığını, ancak bu dönem içindeki zamanlamanın yanlış olduğunu söyleyebilir. Böylece yönetici, söz konusu olabilecek stok boşalması durumunu dört hafta önceden görebilecektir.
